Acil Çağrı 0 850 304 05 54
SıKÇA SORULAN SORULAR
Yavru kedim kuru mamaya ne zaman geçer?
Yavru kediler bir aylık olduklarında yavaş yavaş farklı mamalara karşı ilgi göstermeye başlayabilirler, bu durumda yavru kedi maması ile yavaş yavaş tanıştırılmalarında bir sıkıntı yoktur. Ancak yavru kedi mamaların seçimi sırasında yavru kedi gelişim ihtiyaçlarını karşılayanlar arasından tercihte bulunulması son derece derecede önemlidir. Bu dönemde yavruların enerji ihtiyaçlarının yetişkin kedilerin yaklaşık 3 katı olduğu bilinmektedir. 4-8 hafta arasında kuru mamaya geçiş kademeli olarak tamamlanabilir. Mamaların kolay yenebilmesi için hafif ıslatılması mümkündür. Alternatif olarak yavru kedilerin kuru mamaya geçiş sürecinde gelişim evrelerine özel formüle edilen yavru kedi yaş mamalarının da verilmesi tercih edilebilir. Yavru kedi konservesi çeşitleri onları hem yeni lezzetlerle tanıştıracak hem kuru mama geçişini kolaylaştıracak hem de ihtiyaç duydukları dengeli ve tam diyeti sunacaktır. Bu süreçte yeni mamalar verilmeye başlansa da süt tozu ya da anne sütü ile günlük öğünlerinin takviye edilmesi gerekir.
Yavru mamasından yetişkin mamasına ne zaman geçilmeli?
Yavru bir kedi veya köpeği yetişkin mamasına erken geçirirseniz obeziteye ve sindirim sistemiyle ilgili rahatsızlıklara davetiye çıkarmış olursunuz. Kedi ve köpeklerin 10 ila 12. aydan itibaren yetişkin mamasına geçmesini öneriyoruz.
Köpeğimi hangi sıklıkla yıkamalıyım?
Eğer herhangi bir cilt problemi yoksa her 4 ila 6 haftada bir kez köpeğinize banyo yaptırabilirsiniz.
Sokak hayvanı bulduğumuzda ne yapmalıyız?
Sokak hayvanı bulduğunuzda ilk iş olarak boynuna ve gerdanına bakın. Eğer herhangi bir anormallik yoksa bir veteriner kliniğinde mikroçipi olup olmadığını kontrol ettirebilirsiniz. Eğer mikroçipi yoksa kaybolan hayvanlarla ilgili web sitelerinde ve sosyal medyada ilan paylaşımı yapmanızı öneririz.
İyi bir beslenme nasıl olmalı?
Öncelikle satın alacağınız markayı araştırın, gıda kalitesi bakımından güvenilirliği sevimli dostunuz için oldukça önemli. Gerekli bakanlıklardan onay almış ürünleri satın almaya özen gösterin. Ayrıca, küçük dostunuz kalori ve ne tür besin tüketmesi gerektiği hakkında Veteriner Hekiminize danışmalısınız.
Kedimin / Köpeğimin diş bakımına ihtiyacı var mı?
İnsanlarda olduğu kadar kedi ve köpeklerde de diş sağlığı ve bakımı oldukça önemlidir. Gıda kalıntıları ve bakteriler eğer temizlenmezlerse dişin üstünde kalır ve diş eti çekilmesine neden olur böyle bir durumda ise küçük dostunuzun dişi çürüyebilir ve dişini kaybedebilir. Diş çürümelerinde olan ağız kokuları da küçük dostunuz yaklaştığında sizi rahatsız edebilir.
Diş sağlığı için ideal beslenme nasıl olmalı?
Dişler açısından kuru mama ile beslenme, kuru parçaların çiğnenmesi ve parçalanması sırasında dişin üzerindeki plak ve tartarı da temizlendiğinden yaş mamaya oranla daha sağlıklı bir tercih olabilir. Diş taşı sorununu önlemek için sert ve kemirilebileceği oyuncaklar vermeli ve Veteriner Hekiminizin tavsiyesiyle verilen kuru mamayı yedirmelisiniz. Dişlerini fırçalamaya çalışın. Nasıl ve ne sıklıkta olması gerektiği hakkında yine Veteriner Hekiminizden fikir alabilirsiniz. Ayrıca her gün düzenli fırçalama dişlerin üzerinde tartar birikmemesi için tavsiye edilen önemli bir ayrıntıdır. Kedinize / köpeğinize yumuşak, unlu ve şekerli gıdaları vermekten kaçının. Her 3-4 ayda 1 kez ağız ve dişlerini Veteriner Hekiminize kontrol ettirin. Yemek yeme güçlüğü, ağız kokusu, diş etlerinde kızarıklık, ağlama, saklanma, başına dokunulmasından rahatsızlık duyma gibi durumlarda mutlaka vakit kaybetmeden diş kontrolü için randevu almalısınız. Sebepsiz davranış bozukluklarının aslında ağız ve diş sağlığındaki bir problemden ortaya çıkacağını sakın unutmayın.
Kedim / Köpeğim için yaş ve kuru mamalardan hangisini tercih etmeliyim?
Bu sorunun cevabı gerçekten zor çünkü hem yaş mamanın hem de kuru mamanın kendine göre avantaları vardır. Yaş mama küçük dostunuzun sıvı tüketimi açısından daha sağlıklıyken kuru mama da diş sağlığı için daha sağlıklıdır. Belirli bir dengede her ikisini de kullanabilirsiniz veya ufaklığın gıda ve kalori ihtiyacını da göz önünde bulundurarak Veteriner Hekiminizden de fikir alabilirsiniz.
Kedimin / Köpeğimin sağlıklı bir cildi ve kürkü olduğundan nasıl emin olabilirim?
Sağlıklı bir cilt ve kürkten emin olabilmek için yapabileceğiniz birçok şey vardır. Dengeli bir beslenme başta olmak üzere küçük dostunuzu düzenli taramanız ilk yapılması gerekenlerden. Ayrıca Veteriner Hekiminizden onu ne zaman ve nasıl yıkamanız veya yıkamamanız konusunda da fikir almayı unutmayın.
Kedimin / Köpeğimin obez olup olmadığını nasıl anlarım? Obezite varsa ne yapmalıyım?
Dünya genelinde, evcil hayvanların %50’den fazlası obeziteden ve beraberinde gelen rahatsızlıklardan şikayetçi. Obeziteden kaçınmak ufaklığın uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesi için çok önemlidir. Obezitenin farkına varmak için soracağınız birkaç soru ve yapabileceğiniz birkaç şey var. Ona dokunduğunuzda eğer kaburga kemiklerini hissedebiliyor musunuz? Belinin kıvrımı bakıldığında belirgin mi yoksa yağlı bir bel çevresi mi var diye ufaklığı yukarıdan aşağı bir süzün, eğer yağlanma varsa genelde dizlerinden başlayarak kalçalarına, oradan da kuyruğa dek devam eder. Ayrıca yürürken paytak paytak yürüyorsa yine gövdenin fazla yağlanmış olmasından kaynaklanır. Taşırken ağırlığının arttığını fark ediyor musunuz, nefes alışları sık ve kısa mı, özellikle koşarken rahat nefes alıyor mu, yoksa kısa sürede nefes nefese mi kalıyor? Vücut sıcaklığının artması da obezitenin bir diğer göstergesidir. Obezite birçok hastalığa davetiye çıkardığı için asla göz ardı edilmeyecek bir sorundur. Eğer bu belirtilerden şikayetçi iseniz konuyla ilgili mutlaka Veteriner Hekiminize danışmanızı öneriyoruz.
Cinse özel mama nedir?
Bazı özel cins kedi ve köpeklerin özellikle tüketmemesi gereken veya tüketmesi gereken gıdalar vardır. Bu gıdaların duruma göre çıkarıldığı veya eklendiği özel mamalar özel cinsler için üretilir. Kısır kediler için ise kalorisi düşük özel mamalar üretilmektedir. Özellikle kısırlaştırma sonrası artan obezite tehlikesinden kaçınmak için sağlıklı olacaktır.
Kedimi / Köpeğimi aktivite yoğunluğuna göre beslemem neden önemli?
Küçük dostlarımız yavruyken daha hareketlidir ve ayrıca büyüme çağında olduklarından daha çok proteine ihtiyaç duyarlar. Bu nedenlerden dolayı yavrular için üretilen mamalar ile beslenmeleri oldukça önemlidir. Tam tersi şekilde yaşlandıkça da hareketsizleşirler, bu yüzden yetişkinlik çağında yavru maması ile beslememek gerekir.
Kedimi / Köpeğimi ne kadar beslemeliyim?
Öncelikle seçtiğiniz mamanın kedi ve köpeğiniz için uygun olan diyete göre olup olmadığına dikkat edin. Genellikle yavrular, gençler ve yetişkinler olarak sınıflandırılan kuru ve yaş mamalar farklı kalori ve besin değerlerine sahiptir. Kedi veya köpeğiniz için tavsiye edilen mamanın ambalajı üzerinde yer alan gramaj eğrisine bakarak vermeniz gereken miktarı belirleyebilirsiniz.
Kedim / Köpeğim ne zaman kızgınlık (çiftleşme isteği) gösterir?
Kedinizin / Köpeğinizin cinsine, bakım ve beslenmesine bağlı olarak değişmektedir. Kedi ve köpekler genellikle 6 aylıkken kızgınlık dönemine girerler.
Kedime / Köpeğime aşı yaptırmak zorunda mıyım? Aşı yaptırmazsam bir zararı olur mu?
Birçok ölümcül hastalığa karşı aşılar sayesinde onların hayatını kurtarıyoruz. Düzenli ve zamanında aşı yaptırarak bu hastalıklara karşı bağışıklık kazanmaları sağlanmaktadır. Zamanında aşı yaptırılmazsa telafisi mümkün olmayan sağlık problemleri yaşanabilmektedir.
Aşılar alerji yapar mı?
Aşılar da bütün ilaçlar gibi nadiren de olsa alerji yapabilmektedir. Bazen aşıdan 10-15 dakika bazen de 1-2 saat sonra kızarıklık, titreme, yüz ve göz çevrelerinde ödem gibi belirtilerle kendini gösterir. Zamanında ve doğru müdahale ile kısa sürede belirtiler kaybolur.
Köpeğimi kısırlaştırmak için en uygun zaman ne zamandır?
Köpeklerde kısırlaştırma yaşı ile ilgili farklı görüşlerin olduğunu ve bu görüşlerin dişi ve erkek köpekler doğrultusunda da değişiklik gösterdiğini ifade edebiliriz. Erkek ve dişi köpek kısırlaştırma için önerilen zamanlar farklıdır. Köpekler 2 aylıktan itibaren güvenle kısırlaştırılabilseler de genellikle 4-6 aylık olmaları beklenir. Ancak bu süre ile ilgili de çeşitli değişkenlerden bahsedilmesi mümkündür. Irksal farklılıklar, köpeklerde kısırlaştırma yaşı üzerinde etkiye sahiptir. Yapılan bilimsel araştırmalar büyük ırk köpeklerin küçük ırklara göre daha geç olgunlaştığını ve dolayısıyla kısırlaştırma için daha uzun bir süre beklenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Aynı şekilde yaşam koşullarının da doğru zamanlama üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir. Birçok Veteriner Hekim dişi köpeklerde kısırlaştırma için ilk kızgınlıktan önceki dönemin uygun olduğunu belirtir. Bu da 5-10 aylık sürece denk gelmektedir. İlk kızgınlıktan önce işlemin gerçekleştirilmesi dişilerin meme kanseri riskini büyük ölçüde azaltmaktadır. Erkek köpeklerde kısırlaştırma zamanı ile boyut arasında doğrudan bir ilişki bulunur. Küçük ve orta ırktakiler 6 aylık olduklarında, büyük ırklar ise yaklaşık 1 yaşındayken operasyon için uygun kabul edilir. Köpeklerde ameliyat yaşı ile ilgili en doğru bilgiyi Veteriner Hekiminiz sevimli dostumuz özelindeki değişkenleri değerlendirerek verecektir.
Kısır kediler / köpekler çiftleşir mi?
Kısırlaştırılmış hayvanlar genellikle çiftleşmez. Ancak çok nadir olmak üzere böbrek üstü bezlerinden salgılanan cinsiyet hormonlarının etkisiyle çiftleştikleri görülebiliyor fakat hiçbir şekilde yavrusu olmayacaktır. Dişilerde çiftleşme için kızgınlık dönemine girilmesi gerekir. Fakat ameliyat sırasında kızgınlık dönemine girmelerini sağlayacak üreme hormonları alındığı için hormonları çiftleşme için uygun seviyeye gelmez. Diğer bir deyişle dişi kedilerin / köpeklerin kısırlaştırıldıktan sonra çiftleşmesi çok mümkün değildir. Erkek kedilerde / köpeklerde ise çiftleşme gerçekleşebilir. Testesteron hormonu böbrek üstü bezlerden de salgılanır. Her ne kadar eskisi kadar yoğun olmasa da zaman zaman bazı erkeklerde çiftleşme eyleminin gerçekleşebileceği bilinmektedir. Üstelik ameliyat sonrası süreçte de bu istekleri oldukça güçlü olabilir. Hormonların tamamen vücuttan atılması hemen gerçekleşmeyeceği için erken dönemde dişileri gebe bırakabilme ihtimallerinin olduğunun unutulmaması gerekir.
Kısırlaştırma için aşı mı yapıyorsunuz? Bu işlem sonrası ne kadar süre ile yavrulamaz?
Aşı veya ilaçlar ile kalıcı şekilde bir kısırlık sağlanamamaktadır. Kısırlaştırma işlemi; genel anestezi altında özellikle yumurtalık ve testislerin ameliyat ile alınması şeklinde yapılmaktadır.
Kısırlaştırma kedimin / köpeğimin karakterini olumsuz etkiler mi?
Kısırlaştırmanın kedinin / köpeğin huyuna doğrudan etkisi yoktur. Tüm yumurtalıkları alınmış olan kedinizin / köpeğinizin östrojen hormonu minimuma ineceğinden bu hormonun yarattığı davranış şekilleri (asabiyet, çiftleşememeye bağlı huysuzluk, aşırı hareketlilik, vb.) ortadan kalkacaktır. Yani problemsiz bir kısırlaştırma operasyonu kedinizi / köpeğinizi korktuğunuzun aksine daha sakin ve sevecen bir kedi / köpek yapacaktır. Kısırlaştırma sonrası dikkat edeceğiniz en önemli konu kedinizin / köpeğinizin kilo almaya yatkın olması gerçeğidir. Kısırlaştırma sonrasında da özellikle kısırlaştırılmış mama kullanılması gerekmektedir. Alınacak olan kilolara karşı operasyondan sonra bu mamaya geçiş şarttır.
Kedi ve köpeklerdeki nefes kokusunun nedeni nedir?
Kedi ve köpek sahiplerinin sık karşılaştıkları problemlerdendir. Genellikle diş ve diş eti hastalıklarından kaynaklanır. Bakteriler, salya, gıda artıkları birleşerek dişler üzerinde plaka (diş kiri, tabaka) oluşturabilir. Bu oluşumlar kötü nefes kokusunun temel nedenlerindendir. Diş ve ağız bakımı ihmal edildiğinde diş etlerinde yangı, diş taşları ve diş çürükleri gelişebilir. Kötü nefes kokusunun diğer nedenleri ise şeker hastalığı, böbrek hastalıkları, mide-bağırsak hastalıkları, kanser, bazı viral ve bakteriyal enfeksiyonlar, ağız boşluğu hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, bademcik iltihapları, bağışıklık sistemi hastalıkları, bozuk veya bozulmaya yüz tutmuş sofra artıklarının tüketilmesidir. Kötü nefes kokusu yakınması çoğu zaman önemli bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu nedenle sevimli dostumuzla ilgili böyle bir şikayete sahipseniz zaman kaybetmeden Veteriner Hekiminize başvurmanızı öneriyoruz.
Kedim hasta, yemek yemiyor. Ne yapabilirim?
Koku alamayan kediler çoğu zaman yemek de yemez. Hasta bir kedinin gücünü koruyabilmek ve iyileşmesine yardım etmek için kedinizi beslerken şu önerilerimizi dikkate almalısınız. Kedinize konserve mama verin. Kuru mamaya göre kokusu daha fazladır. Mamayı bir mikrodalga fırında ısıtmanız (fazla sıcak olmamasına dikkat edin) daha çok kokunun çıkmasını sağlayacak ve kedinizi yemeğe davet edecektir.
Kedim her yeri tırmalıyor. Ne yapmalıyım?
Kedinizin evinizdeki eşyaları tırmalaması tamamen doğal bir içgüdüdür. Tırmalama dolayısıyla kedilerdeki esneme hareketi, kaslarının sağlıklı kalabilmesi için gereklidir. Tırnak ve tendonlarının sağlığı için de mutlaka yapmaları gereken bir harekettir. Bu durum eşyalarınıza zarar veriyorsa çözüm olarak kedinize tırmalama tahtası veya benzeri bir eşya alabilirsiniz. Ancak kediler sıklıkla belirli bölgeleri tırmalamayı tercih ederler. Dolayısıyla tırmalaması için alacağınız bu eşyanın kediniz eve geldiğinde önceden bulunacağı alana konmuş olması onu seçmesi açısından faydalı olacaktır. Ayrıca tırmalamasını istediğiniz yere alıştırmak için veteriner kliniklerinde ve evcil hayvan ürünlerinin satıldığı mağazalarda “catnip” adı verilen ürünler mevcuttur. Asla dayak veya ceza ile istenmeyen bölgeden uzak tutmayı denemeyin. Unutmayın ki bu yöntemle daha da fazla zarar vermesine ya da sizden soğumasına neden olabilirsiniz.
Köpeğimle seyahate çıkmak için ne yapmalıyım?
Seyahate çıkmadan önce dostumuz Veteriner Hekim kontrolünden geçirilmelidir. Yolculuktan 4-5 saat önce karnı doyurulmalı ve yolculuk boyunca su haricinde herhangi bir yiyecek verilmemelidir. Tatil boyunca yanınızda yeterli yiyecek olmalıdır. Sıcak havalarda hayvanlar arabada yalnız bırakılmamalıdır. Yolculuk sırasında veya gidilen yerlerde yabancı madde ve zehirli bitkilere karşı dikkatli olunmalıdır. Böcek sokmaları, güneş çarpması ve kaybolma gibi tehlikelere karşı dikkatli olunmalıdır. Kimlik bilgileri ve telefonu içeren tasması takılmalıdır. Aşı karnesi daima yanınızda bulunmalıdır. Küçük bir acil yardım çantası, oyuncakları, kemikleri, yatağı, su ve mama kapları yanınızda olmalıdır.
Kediler / Köpekler neden ot yer?
Kedi ve köpekler ot yiyerek beslenen yani otçul hayvanlardan değildir. Oysa birçok kedi ve köpek sahibi kedi ve köpeğinin ot yediğini görmüştür. Çoğu zaman kedi veya köpek ot yediği zaman kusar. Kedi ve köpekler özellikle kediler sürekli kendilerini yalar ve temizliğini bu şekilde yaparlar. Ayrıca vücutta bulunan dış parazitleri de patilerinin yanında dişleriyle uzaklaştırmaya çalışmaları da tüy yutmalarına neden olmaktadır. Yedikleri otun içerisin de bulunan selüloz sayesinde yutulan tüyler yumuşatılarak kusma yoluyla dışarı çıkarılabilmektedir. Tam ve dengeli besin alamayan kedi ve köpeklerin de ot yediği az da olsa görülmektedir. Böyle bir sorun yaşandığında besinlerine yapılan takviyeler, öğün saatlerinin ve miktarlarının ayarlanması ile bu sorunu gidermek mümkün olabilir. Kısaca özetlenirse kedi ve köpeklerin ot yemesi gayet doğal bir davranış biçimidir. Ancak evde bulunan bazı bitkiler ve çiçekler hayvanlar için zehirli olabilir. Bu konuda çok dikkatli olunmalıdır. Bu nedenle bahçeye ve sokağa çıkamayan kedilerin yemesi için hazır satılan ekilebilir, paketler içinde evde çimlendirebileceğiniz ürünler de bulunmaktadır.
Kediler için süt zararlı mıdır?
Kedi ne yer ne içer diye sorulsa herhalde akla ilk gelen şey süttür. En doğal besinlerden olan süt fazla miktarda verilirse kediniz sütü sindiremeyeceğinden ishal olacaktır. Çünkü süt her kedi için sindirimi pek de o kadar kolay bir içecek değildir. Kedilere süt verilmemesinin en önemli nedeni onların sindirim sisteminde laktoz adı verilen enzimin olmamasıdır. Bu yüzden de sütün içindeki besleyici olan maddeleri alamazlar. Yine laktoz enzimi bulunmadığından kendilerini kötü hissederler ve ishal olurlar. Peki yavru kediye süt verilir mi diye soracak olursanız da bu davranış kedilerin başına gelebilecek en kötülerden biridir diyebiliriz. Yavru kedilere süt vermek tıpkı yetişkin kedilerde olduğu gibi ishale yol açar ve yavru kedilerin bünyesi zayıf olduğundan bu hastalık onların hayatlarını kaybetmelerine dahi sebep olabilir. Annesini kaybetmiş yavru kedilere ne yapmalıyız gibi bir durum karşısında ise yavru kedi süt tozu kullanabilirsiniz. Bu takviye besin tıpkı anne sütünde olan besin değerlerini içererek yavru kedinin büyümesine ve gelişimine destek olur. Sadece süt değil aynı zamanda süt içeren diğer gıdaları da kedilere vermek zararlıdır.
Evde beslediğim kedime ev yemeği verebilir miyim?
Kedilerin bağırsak sistemi aşırı baharatlı, acılı ve yağlı ürünlere karşı hassaslık barındırır. Bu vücudunda ileri boyutta alerji oluşmasına da sebep olabilir. Bu nedenle evde pişirilen içerisine bol tuz ve baharat katılarak renklendirilen ev yemeklerini kediye verirken bir kere daha düşünmek gerekir. Kedilerde sıklıkla gözlenen bir hayvan hastalığı da obezitedir. Obezite kedinin sağlıklı bir şekilde fonksiyonlarını gerçekleştirmesine engel olur. Özetle, kedilere ev yemeği verilmemelidir. Ev yemeğinin daha önce verilmiş olması tekrar verildiğinde hiçbirşey olmayacağı anlamına gelmeyeceği gibi ev yemeğini tek bir seferlik verilmiş olması da ölümcül olayların yaşanacağı anlamına gelmemektedir.
Doğum yapan kedim yavrulara süt vermiyor, ne yapmalıyım?
Anne kedi bir ya da birkaç yavruyu besleyemediğinde ilk olarak Veteriner Hekime danışmak gerekir. Yavru kedileri nasıl ve ne sıklıkla besleyeceğinizi öğrendikten sonra işe koyulabilirsiniz. Yavru kedilerin beslenme sıklığı yaşına göre değişir ancak genellikle her birkaç saatte bir beslenmeleri gerekir. Bunun için genellikle yavru kedilere özel geliştirilen biberon gıdaları bulunur. Kedilerin mamalarını rahat bir şekilde tüketebilmeleri için onlar için özel sunulan biberonlar ile beslenmeleri gerekir. Yavru kedilerin asla inek sütü ya da bebek maması ile beslenmemesi gerekir. Bu gıdalar onlar için besleyici değildir ve ciddi problemlere, hatta ölüme bile yol açabilmektedir. Yavru kedileri beslerken onların dört ayak üstünde durmaları ya da göbeklerinin üstüne yatmış olmaları gerekir. Yavruların sırtüstü yatırılarak beslenmesi tehlikelidir. Yavrular doyduklarında emmeyi bırakırlar. Bırakmadıkları durumlarda doyduklarını karınlarının şişmesinden anlayabilirsiniz. Yavru kedinin burnundan mama gelmesi de onun doyduğunun bir diğer işaretidir. Yavru kedilerin bakımı sadece beslenme ile sınırlı değildir. Onlara anne kedilerin gösterdiği ilginin gösterilmesi gerekir. Sıcak bir ortamda olduklarından emin olmalısınız. Ayrıca her beslenmeden sonra tuvaletlerini yapmalarına da yardımcı etmelisiniz. Kediler hızlı büyürler ve bu nedenle beslenme şekilleri ile ihtiyaçları hızlı değişir. Beslenme konusunda düzenli olarak Veteriner Hekimden fikir almanız ve onun ihtiyaçlarını tam olarak karşılamanız gerekir.
Köpeğimin dondurma yemesi zararlı mı?
Köpekler, geri kalan tüm memeliler gibi yavruyken sütü sindirebilmektedir. Ancak yetişkin olduklarında laktozu sindiremezler. Bu durum sadece insanlarda farklılaşmaktadır. Köpeklerde laktoz sindirilemediği için süt ve süt ürünleri şişkinlik, gaz, kusma ve ishal gibi problemlere yol açabilmektedir. Az miktarda süt ürününün sindirilmesi genellikle gaz probleminden başka probleme yol açmamaktadır. Ancak küçük bir köpeğe çok miktarda dondurma verdiğiniz zaman gaz probleminden çok daha ciddi problemlerle karşılaşabilirsiniz. Diyabeti ve kilo problemi olan köpeklerin ise dondurmadan içeriği ne olursa olsun uzak tutulması gerekmektedir.
Kedime lösemi aşısı yaptırmalı mıyım?
Kedilerde lösemi aşısının gerekli olup olmadığı yönünde çeşitli görüşler olduğu bilinmektedir. Ancak bu noktada veteriner hekimlerin önerileri bu aşının yapılması gerektiği yönündedir. Enfekte edilen kedilerle temas edilmesi ya da salgı ve tükürük gibi farklı yollardan bulaşabilen hastalığın etkinliği kabul edilen bir tedavisi yoktur. Bu nedenle lösemi aşısı sağlığın korunma noktasında önemli bir rol oynar. Kedi lösemi aşısı ile ilgili bilinmesi gerekenlerden biri de bu aşının hastalığa karşı %100 oranında bir koruma sağlayamadığıdır. Bu noktada bir ikilem olduğu kanısına kapılabilirsiniz, ancak işin aslı biraz farklıdır. Kedilerde lösemi aşısı yapıldığında hastalık bulaşsa dahi daha hafif bir şekilde atlatılma olasılığı yüksektir. Löseminin bağışıklık sistemi zayıf olan kedilerde %85 oranında ölüme yol açabildiği bilindiği için her daim tedbirli olmakta fayda vardır. Lösemi aşısı uzun yıllardır uygulanmaktadır. Sanıldığının aksine bu aşılar yalnızca kedilerde lösemi hastalığına karşı koruyucu özellik taşımazlar. Hastalığın doğası gereği bağışıklık sisteminin çökmesi veya baskılanması birçok farklı hastalığı da ortaya çıkabilir. Lösemi aşısı hem virüsler nedeniyle ortaya çıkabilecek enfeksiyonların önlenmesini hem de lösemi ile ilişkin diğer hastalıkların kontrol edilmesinde etkilidir.
Kedimin çok tüy dökmesi normal bir durum mu?
Kediler de insanlar gibi strese girebilir ve kediler strese girdiklerinde tüy dökebilirler. Kediler genellikle çevresel faktörlerden dolayı strese giren canlılardır. Kediler evinizdeki diğer evcil hayvanlardan, yaşadığı ortamın değiştirilmesinden, ona gösterdiğiniz davranışlarda ani değişikliklerin olması gibi nedenlerden ötürü stres yaşayabilir. Kediler strese girdiklerinde tüy dökümü yaşamanın yanı sıra bazı sağlık sorunları da yaşayabilir. Kedinizin anormal şekilde fazla tüy döktüğünü fark ederseniz muhtemelen bu durum kedi hastalıklarına bağlı olarak gerçekleşiyordur. İç parazit, mantar gibi hastalıklar kedinizin aşırı tüy dökmesine neden olur. Pireler ya da alerjik durumlardan ötürü kediniz anormal şekilde tüy döküyorsa ve bu durum özellikle karın bölgesinde ya da bacak arasında gerçekleşiyorsa vakit kaybetmeden Veteriner Hekime götürerek kedinizin sağlığını kontrol ettirmeniz tavsiye edilmektedir.
Kedim çok tüy yutuyor, ne yapmalıyım?
Kediniz sık sık tüylerini kusuyorsa tüy yumağı oluşumunu birkaç şekilde azaltmasına yardımcı olabilirsiniz. Tüy dökülmesini önlemek ve aşırı tüy alımını önlemek için kedinizi düzenli olarak tarayın. Kedilerin pire almadığından emin olun, bu da tüylerin teneffüs edilmesi ve yutulmasını artırır. Kedinizi tüy yumağı geçişine yardımcı olmak için özel olarak tasarlanmış yiyeceklerle besleyin. Liflerde daha yüksek olan diyetler tüy yumağı sayısını azaltmaya yardımcı olabilir. Lif, tüyü bağırsaklardan çeker, böylece tüy topağı olarak regurjitasyondan ziyade dışkıda biriktirilir.
Her Scottish Fold cinsi kedi hasta mı?
“Diğer ırklardan farklı kulak yapısına sahip bu kedilerin GCCF (Governing Council of the Cat Fancy) tarafından resmi kaydı ilk kez 1966 yılında yapılmıştır. İlk üretim yerinin İskoçya olduğu düşünülmektedir. Tanımlama aşamasında ırkın kulak özelliklerinin genetik bozukluk olduğu, hastalığa yatkın olduğu yönündeki tanımlamaların kabul işlemi 1970 yılında durdurulmuştur. Bunun üzerine türün araştırılmasına Amerika’da devam edilmiştir. Scottish Fold Kedisi, İnsanlarla ilişkileri son derece iyi olan çok sempatik bir kedi cinsidir. Kısa sürede bulunduğu ortama uyum sağlar. Oyun oynamaktan son derece keyif alan bu ırk yalnız başına kalsa dahi sıkılmaz. Zeki ve uyumlu olan Scottish Fold Kedileri, kolay öğrenirler ve kurallara uymakta güçlük çekmezler. Genel olarak sakin mizaçlı olan bu ırkın sakinliği, genetik olarak yatkın olduğu hastalıklara bağlanmaktadır. 1990’ların başında bir grup Avustralyalı veteriner hekim, bütün Scottish Fold kedilerinin distal uzuvlarında anormal kemik gelişimi olduğunu ispat etmiştir. Bu durumun genel olarak, distal uzuvları ve kuyruğu tutan dejeneratif bir eklem hastalığı olan Osteochondrodysplasia’dan ileri geldiği düşünülmektedir. Kısalmış uzuvlara, normal olmayan bir yürüyüşe, garip görünüşlü, bazen sert ve ağrılı olabilen bir kuyruğa ve erken yaşta osteoartirite yakalanma eğilimine sebep olmaktadır. Bu durum değişik oranlarda topallamaya ve ikincil deformasyonlara sebep olmaktadır. Scottish Fold- British Shorthair çiftleştirmeleri yapılarak hastalık baskılanmaya çalışılsa da bunun herhangi bir pozitif etkisi olmadığı görülmektedir.
Kedilere aspirin verilir mi?
Aspirin; etken maddesi asetil salisilik asit olan, analjezik, antienflamatuar, antipiretik ilaçlar içinde en fazla kullanılan en etkin ve en ucuz olanıdır. Ancak özellikle tedavi dozunu aşan miktarlarda alındığında kedilerde, köpeklere oranla zehirlenme olaylarına daha çok rastlanılır. Orta ve hafif doz aşımlarında sadece klinik belirtiler gözlenmesine karşın yüksek doz aşımlarında ölümle sonuçlanabilen bir toksititeye sahiptir. İlacın kedilerdeki biyolojik yarı ömrünün uzun olması nedeniyle; köpeklere oranla 10 kez daha toksik etkiye sahiptir. Sonuç olarak, kedilerde toksik etkisi belirgin olan aspirinin; ateş düşürücü, ağrı kesici ve yangı giderici olarak kullanımı Veteriner Hekimlerce tavsiye edilmemektedir.
Bizi Takip Edin !
Sosyal medyada da sizinleyiz
Arabacıalanı Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi No: 33D Serdivan / Sakarya
0 850 304 05 54
bilgi@caddeveteriner.com.tr

Copyright © 2026 Cadde Veteriner
Tüm hakları saklıdır.
Bu site Başkentmedia Creative Designs® tarafından hazırlanmıştır.